90 sene boyunca otomobil tasarlamış ve Ferrari’nin en ikonik modellerine imza atmış bir markanın, Bugatti, Ferrari, Lamborghini, McLaren, Mercedes, Pagani ve Porsche’de deneyim kazanmış bir grup mühendisi elektrikli bir hiper otomobil üretmeleri için bir araya getirdiğinizi düşünün. Bayanlar ve baylar, karşımızda İtalyanların ürettiği en güçlü yol otomobili; Pinanfarina Battista.

Battista Farina 90 yıl önce dünyanın en ünlü tasarım markasını kurduğunda en büyük hayali kendi yol otomobilini üretmekti ancak yaşadığı süre boyunca bu hayalini gerçekleştiremedi. Ve işte Pininfarina, markanın kurulmasının üzerinden 90 yıl geçmişken kendi logosunu taşıyan bir otomobille Cenevre Otomobil Fuarında gün yüzüne çıkıyor.

Pinanfarina’nın Ferrari ile tasarım ortaklığı sona erdiğinden beri markanın farklı bir çıkış arayışı içerisinde olduğu biliniyordu ama kimse böylesine etkileyici rakamlarla karşılaşacağını düşünmüyordu. Çünkü bu inanılmaz rakamlara sahip elektrikli hiper otomobil sadece markanın ilk otomobili olmakla kalmıyor, günümüz otomobil mühendisliğinin geldiği seviyeyi hepimize en açık şekilde gösteriyor.

Pinanfarina Battista, Hırvat elektrikli süper otomobil üreticisi Rimac tarafından geliştirilmiş bir elektrik güç ünitesi kullanıyor. Üretilen gücü tekerleklere ayrı ayrı gönderebilen oldukça sofistike bir aktarma sistemi bulunan aracın gövdesinin altında bulunan dört elektrikli motorun ürettiği toplam güç ise 1900 beygir ve 2300 nm tork.

Tüm bu güç üretimi sayesinde araç 0-100 km/s hızlanmasını 2 saniyenin hemen altında tamamlıyor. 350 km/s maksimum hıza sahip olan araç için en dikkat çekici veri ise muhtemelen 0-300 km/s hızlanması; Sadece 12 saniye.

Aracın bataryası 120 kiloWatt saattlik bir kapasiteye sahip. Bataryanın potansiyel müşterilene sunduğu menzil ise 450 km. Karbon fiber monokok yapı üzerine oturtulmuş T şeklindeki batarya aracın orta bölümüne, şanzımanın bulunmasına alışık olduğumuz bölgede iki koltuğun arasına, yere en yakın şekilde konumlandırılmış durumda. Henüz markadan resmi bir bilgi gelmiş olmasa da farklı kaynaklardan okuduklarımıza göre aracın arka aksının yönetimi için iki ileri bir şanzıman kullanılması bekleniyor. Tıpkı güç ünitesini aldığı Rimac şirketinin kendi elektrikli süper otomobili ”C-Two” için kullandığı gibi. Bu şanzıman yardımıyla pist ve performans kullanımında dört çeker olan otomobil maksimum hıza ihtiyaç olduğunda sadece arkadan çekişli bir hale dönüşebiliyor.

Merkezi İtalya’nın Torino şehrinde olan Pininfarina tasarım ofisiyle, devasa Hintli otomotiv şirketi Mahindra’nın ortaklığıyla Münih’te kurulan Pininfarina Otomobil şirketinin üreteceği ve 2 milyon avroluk satış etiketine sahip olacak 150 aracın tüm güç ve ağırlık dengesinin teknolojik yönetimi eski F1 pilotu Nick Heidfeld ve geçmişte Porsche, Pagani ve Bugatti markalarının şasi yapılarından sorumlu Dr Peter Tutzer’e ait.

Tüm bu güç ünitelerinin ve bataryalarının üzerinde karbon fiber bir ”yolcu hücresi” bulunmakta. Bu hücrede yapılandırılan iç bölümde ise sürücüyü sağına ve soluna yerleştirilmiş iki büyük ekran eşliğinde farklı bir kombinasyon karşılıyor. Aracın içerisindeki tüm bölümleri neredeyse sınırsız olan seçenekler içerisinden özelleştirebiliyorsunuz. Koltukları birbirinden farklı renkte seçebiliyor, farklı bölgelere farklı renkte aydınlatmalar isteyebiliyor ya da uygun gördüğünüz herhangi bir yere aracın ismini ekletebiliyorsunuz. Aracın dört elektrikli motoru ve devasa bataryasının ortaya çıkaracağı yüksek ağırlığı dengelemek için markanın geri kalan aksam ve parçalarda en hafif olanları tercih edeceğini tahmin etmek hiç zor değil. Nasıl olsa istedikleri fiyata satabilecekleri bir otomobilden bahsediyoruz, değil mi?