Bugünlerde özellikle Premium markalarda otomobilleri kişiselleştirme seçenekleri için sınır gökyüzü ifadesi uygun galiba. Cüzdanınızın hafiflemesini umursamadığınız sürece istediğiniz yeri istediğiniz renkte veya malzemede istediğiniz şekilde sipariş etmeniz mümkün. Ancak birazdan okuyacağınız hikâye bugünlerde sıkça yaşanan kişiselleştirmelerden çok farklı. Hikâyemiz, 1984 yılında kahramanı Tilman Brodbeck’in (tahmin ettiğiniz kovboylarla alakası yok) kullanacağı şirket arabasını sipariş etmesiyle başlıyor.
Siparişini verdiği zaman hâlihazırda 14 yıldır Porsche’de çalışan Tilman, önceleri gövde test uzmanıyken daha sonra aerodinami uzmanı olarak görevine devam etmiş. Bu arada CEO Asistanı görevini de yürütüyormuş ve keskin estetik anlayışını her şekilde ortaya koyuyormuş. Şirket aracı olarak bir 911 Carrera 3.2 sipariş etmiş. Ancak aracın standart donanımı onu hiç tatmin etmemiş.

İnci beyazı özel renkli 911 Turbo 3.3 otomobilini iade edip yeni Carrera’sını alacağı zaman konuya müdahil olmaya karar vermiş ve 911’in astar boyası atıldıktan hemen sonra aracı üretim bandından alarak yakınlardaki bir boya atölyesine götürmüş. Aracı burada derin gece mavisine boyatmış. Üzerinde belirlediği noktalara ise el işçiliği ile turkuaz uygulamalar yaptırmış. Buna ikonik “Fuchs” jantları da dâhil etmiş. İç mekâna ise camgöbeği renginde kadife paspaslar, deri döşeme ve dashboard detayları eklemiş. Aracın koltukları ise dönemin en gözde spor koltuk tasarımlarından olan Recaro Type C olarak seçilmiş. O zamanlar W124/C124 ve W126/C126 AMG’lerden, diğer Porsche modellerine birçok araçta kullanılan bu koltuklar, elektrikli ayarlanan yanal desteklere sahipti.

Araç ortaya çıktıktan sonra Tilman’ın patronu öylesine etkilenmiş ki kendisini Prosche Exclusive’i kurup başına geçmesi için görevlendirmiş. Böylece fabrikadan daha özel araçlar isteyen en “sevimli ve kolay” müşterilerle başa çıkabileceklerdi.

Ortalama bir şirket aracından daha fazla kullanılan bu 911, Tilman’ın ilerleyen süreçte başka görevlere getirilmesi nedeniyle elden çıkarılmış ve İsveç’teki yeni sahibine yollanmış. Gel zaman git zaman araç başka bir koleksiyonerin eline geçmiş. Otomobili çok seven son sahibi, onu tekrar ilk günkü haline döndürmek için Prosche Classic departmanına yollamış. Araç maharetli ellerde orijinal parçalarla gençleşince yaratıcısıyla da tekrar görüşme şansı bulmuş.

Tilman otomobili ile ilgili anıları şu şekilde aktarıyor: “Üzerine uyguladığımız turkuaz renk o kadar dikkat çekiyordu ki, gittiğimiz her yerde istisnasız bütün kafalar dönüp bize bakıyordu. Hatta onunla Füssen’e yaptığım ilk ziyarette sınırda beklerken karşıdan gelenlerin hepsi mutlu bir ifade ile otomobile bakıyordu”.