Lamborghini her zaman egzotik İtalyanların başında gelmiştir. Tasarımları şaşalı, egzoz sesleri çok yüksek ve -ciddi bir yarış şeceresi olmamasına rağmen- performansları çok üst düzeydir. Lamborghini, İtalyanlar için bir milli kahramandır. Tork Bey, bu milli mesele konusunu ünlü bir İtalyanın ağzından en iyi şekilde duymak isteyen siz değerli takipçileri için İngiliz pastane şefi ve pasta yapmadığı zamanlar yarışan Paul Hollywood’un Big Continental Trip isimli mini serisinde İtalya bölümünü izlemelerini öneriyor. Diğer taraftan belli yaşın üzerindeki petrol kafalar için Lambo, (yazar burada yaşını gizleme çabasında) özellikle 80’ler ve 90’ların başındaki modelleriyle çok şey ifade ediyor. Eğer böyle biriyle karşılaşırsanız odasına hangi posterleri astığını sorun. Muhtemelen ortak cevapları bir Lamborghini Countach veya Diablo olacaktır. Bir de tabii Samantha Fox ve Kelly LeBrock. Ama siz o konuları pek irdelemeyin.

Dediğimiz gibi Lambo’nun Ferrari gibi bir yarış geçmişi yok. Ancak kullandıkları teknoloji ve mühendislik kafa kafaya ve performans değerleri –eğer daha iyi değilse- aynı. Üstelik Lambo V12 motoruyla özdeşleşmiş bir marka. Hem de öyle sıradan bir motor değil, sanat eseri bir V12. Öyle ki ilk modelleri 350GT’de 3.5 litre olarak hayatına başlayan bu motor, yaklaşık 50 yıldan sonra gözlerini bir Murcielago’da 6.5 litre olarak kapatarak veda etti.

Bu yıl 63 yaşına giren Lamborghini’nin hayatı aslında çalkantılar ve engebeli yollardan oluşuyor. Sıkça girilen mali krizler ve değişen patronlar altında geçen yılların ardından son limanları Volkswagen Grubu oldu. Böylece son yıllarda Lamborghini, hayatının en yüksek satış rakamlarına, üretim kapasitesine ve performans değerlerine ulaştı. Gerçi kurucusu Ferruccio’nun araçlarında Audi’nin klimasına ve daha önemlisi logosu değişmiş anahtarına sahip olduğunu görse ne derdi bilemiyoruz. Ya da şöyle diyelim; Biliyoruz, ama ayıp olmasın diye buraya yazmıyoruz.

Şimdi isterseniz bu çalkantılı 63 yıl boyunca yaşanan, bazen komik bazen trajik ama hepsi oldukça enteresan 11 olaya birlikte bakalım:

 

  1. Lamborghini Traktörler

Ortalama bir Lambo hayranı size hemen “Bilioz Olm Lamborghini önce traktör üretiyordu” diyecektir. Ama bunu söyleyenlerin çok azı markanın ‘hala’ traktör ürettiğini bilir. Kurucu Ferruccio Lamborghini 2. Dünya Savaşı sırasında üst seviyede bir mekanikerdi ve İtalyan Hava Kuvvetlerinde bakım ikmal şefiydi. Bir adada mahsur kaldığında “eh işte” durumundaki birkaç parça ile tüm araçları kullanılabilir tutmuştu. İşte bu yetenekleri ona 2. Dünya Savaşı’ndan sonra artan parçalardan traktör üretme şansını yarattı.

 

  1. Ferruccio Lamborghini Vs. Enzo Ferrari

Sıra, otomotiv dünyasının en bilinen kapışmalarından birine geldi. Bu hikâye aynı zamanda Lamborghini otomobillerinin de doğuş hikâyesi. Ancak zaman içinde birçok varyasyonu ortaya çıkan bu hikâyenin en güvenilir olanını sizlerle paylaşacağız.
Hikâyeyi aktaran kişi 1968’den emekli olduğu 2008 yılına kadar üretilen araçların %80’inden fazlasını kullanan ve adına 2009 yılında özel bir seri üretilen test pilotu Valentino Balboni. Balboni, hikâyeyi bizzat Ferruccio’nun ağzından duyduğunu söyleyerek onu en güvenilir seçenek kılıyor. Balboni’nin anlattığına göre o dönem traktör işinden parayı kıran Ferruccio’nun her zengin İtalyan erkeği gibi ilk yaptığı şey Ferrari satın almak olmuş. Hem de 2 tane. Fakat bu 2 aracın ortak zevkleri sık sık kavrama balatalarını yakmakmış. Kendi de mekaniker olan Ferruccio bir noktada değiştirdikleri balataların kendi traktörlerinde kullanılanların aynısı olduğunu farketmiş. Ufak bir farkla: Lamborghini bu balataları kendileri için 10 İtalyan liretine alırken Ferrari Ferruccio’nun eline 1.000 liretlik fatura uzatıyormuş. Böylece Ferruccio, Enzo’nun ofisine giidp “Öyle çıkıp güzel arabalar üretiyorum demesi değil, benim traktör parçalarımı kullanıyorsun Neeaaabeeeeeğğrr!” der ve Çiçek Abbas-Şakir kapışmasına benzer bir kapışma yaşanır. Sonucunda ise Ferruccio ofisine dönüp 350GTV’yi tasarlar ve efsane marka doğar.

 

  1. Motorsuz Lansman: 350 GTV

Bir hışımla spor otomobil üretmeye karar veren Ferruccio, 1964 Turin Otomobil Fuarı’nda ilk modeli 350 GTV’yi tanıttı. Ancak bir sorun vardı, bu güzeller güzeli otomobilin henüz bir motoru yoktu. Bu yüzden fuarda 350 GTV’nin motor kısmını tuğla ile doldurup ağırlık yaratarak aracın üretim pozu ile durması sağlanmıştı.

 

  1. Şeytan Prada, Bütün Lambo’lar Pirelli Giyer

Üretilen ilk Lambo modeli 350 GTV için Pirelli tercih edilmişti. Bundan itibaren her araç fabrikadan Pirelli lastiklerle çıkıyor. Pirelli’de markaya has özel üretim lastikler temin ederek aralarındaki bu bağı güçlü tutuyor.

 

  1. Ferruccio: Ben Yarış Sevmiremm!!

Bu kadar hızlı araçlar üreten bir markayı neden pistlerde göremediğinizi merak ediyor olabilirsiniz. Bunun sebebi firmanın kurucusu Ferruccio Lamborghini için otomobil yarışlarının para ve zaman kaybı olarak görülmesi idi. Bu katı kural yakın zamanda İsviçreli saat firması Blancpain ile işbiriliğine giderek kurulan Automobili Lamborghini S.p.A ile bozuldu.

 

  1. Frank Sinatra’nın Aşkı: Miura

O zamanlar için Miura sahibi olmak herhangi biri olmak demekti. Ta ki turuncu renkli, turuncu peluş taban döşemesi ve yaban domuzu derisi koltuklu bir Miura’yı Frank Sinatra sipariş edene kadar. Çünkü teslim aldıktan sonra ona âşık olan Sinatra şöyle demişti: “Eğer önemli birisi olmak isterseniz Ferrari alırsınız. Ama zaten önemli biriyseniz Lamborghini alırsınız.”

 

  1. Dodge Diablo

Sürekli el değiştiren Lamborghini’nin 1987 ile 1994 yılları arasındaki sahibi Chrysler idi. 1985 yılında sinemaları kasıp kavuran Rocky IV’te arkadaşı olan Apollo Creed’i moskof Ivan Drago’nun yumruklarıyla kaybeden ve helvasını yiyen Balboa, Fatiha’sını yolladıktan sonra bu üzüntüyle siyah Lamborghini Jalpa’sına atlayıp Robert Tepper’dan No Easy Way Out’u açıp gazlayarak üzüntüsünü gideriyordu. Bu sahnelerle sadece Amerikalıların değil Chrysler’in de dikkatini çeken Jalpa’nın platformu uzatılarak Portofino adıyla 4 kapılı bir konsept üretildi. Neyse ki bu konsept gerçeğe dönüşmedi. Ancak konseptin tasarım izleri kendini 1993 yılında üretilen Dodge Intrepid’de gösterdi.

 

  1. Lamborghini Kuntaş, Küntoş, Kontuş, Kentodagsdahgf

Sıra Lamborghini’nin en bilinen ve en sevilen modeli olan Countach’a geldi. Adının telaffuzu bile şehir efsanesi haline gelen bu modelin ismi nereden geliyor? Hikâyeyi yine en güvenilir isin Valentino Balboni’den dinliyoruz. Balboni hikâyeyi iki farklı kişiden duyduğunu söylüyor. Hikâye’nin ilk versiyonunda Balboni’ye bu sefer hikâye patrondan değil tasarım şefi Gandini’den aktarılmış. Countach tasarlandıktan sonra fabrikada çalışan uzun boylu, iri ve kocaman elleri olan bir İtalyan aracı görür görmez “Cuntacc” diye bağırmış. Çalışan, Kuzeybatı İtalya’da yaklaşık 700.000 kişi tarafından konuşulan ve kökleri Roma İmparatorluğu’na dayanan yerel bir dil olan Piedmontese dilini konuşuyormuş ve Cuntacc o dilde “Bela” demekmiş. Ancak kullanım amacı daha çok şaşırma efekti vermek içinmiş.

Hikâyenin ikinci versiyonu ise Countach’ın geliştirme sürecinde çalışan mühendis Paolo Stanzani tarafından anlatılmış. Buna göre aracın 1:1 oranında ilk maketini gören güvenlik görevlisi bu tepkiyi vermiş. Aslında “Vaauuvv” veya “Vay anasını”dan başka bir anlamı olmayan bu kelimeyi tabii ki aynı şekilde kullanmak uygun olmayacağı için, Lamborghini yetkilileri kelimenin yazımı ile biraz oynayıp daha cazibeli hale getirmişler ve Countach ismini vermişler. Bu iki versiyon dışında farklı hikayeler de mevcut. Ancak şurası kesin, şu ana kadar bir arabaya daha klas bir şekilde ‘Vay Anasını’ denmedi.

Countach’ın 16 Yılı

Lamborghini Countach tanıtıldıktan sonra tam 16 yıl boyunca nadir güncellemelerle üretimde kaldı. 1974 yılında bantlardan indi ve 1990 yılına kadar üretildi. Motor önüne yerleştirilmiş kabin tasarımı ile spor otomobillerde devrim yarattı. Belki üretilmiş ilk spor araba değil ama birçok otorite tarafından spor otomobil tanımının en saf hali olarak belirtiliyor.

 

  1. Dodge Viper

Jalpa ile ilgili maddede bahsettiğimiz Chrysler yönetiminde Dodge, Lambo’nun birçok fikrinden faydalandı. Bunlardan biri de Viper’dı. Viper tasarımına başlandığında motor için Lamborghini’den alüminyum döküm bir V-10 motor alındı. Aslında tamamen Lamborghini’den alınmadı çünkü bu motor Chrysler LA kamyonette kullanılan V-8 döküm demir motora 2 silindir daha eklenip alüminyum döküm ile 50 kilo hafiflik sağlanış versiyonuydu.

 

  1. Rambo Lambo

Aslında Rambo-Lambo LM002, hikayesi başlı başına anlatılması gereken bir “şey”. Buraya konu olan enteresan bilgi ise satıldığı süre içerisinde aracı 8.1 litrelik 775 beygir gücündeki bir Motori Marini Lamborghini ile, yani firmanın tekne yarışlarında kullandığı motor ile sipariş edebiliyor olmanızdı.

 

  1. Organ Nakli

Bu tarz araçlar için arkadaş sohbetlerinde sık geçen diyaloglardan biri de “Bu araca binmek için böbreklerimi mi satayım?”dır. Lamborghini bu sohbete oldukça yaklaşan bir durumu hayata geçirdi. Firma 2004 senesinde İtalyan Polis Teşkilatına 2 adet Gallardo bağışladı. Bu Gallardo’larda polislerin ihtiyaç duyacağı temel donanımlara ek olarak organ nakli için bir buzdolabı bulunuyordu ve asıl amacı hayati organları hızla taşımaktı. 2014 yılında Lamborghini bu araçları kamera kaydı gibi daha modern ekipmanlarla donatılmış Huracan LP 610-4 Polizia’lar ile değiştirdi.