Bu haberin yazarı gibi bazı (yaşı büyük demek istemiyorum, zorlamayın kalbinizi kırarım) BMW fanatikleri için en güzel yıllar belki de 80’lerdir. O dönemde biz BMW modellerini –özellikle E21 3 Serisi- filmlerden dolayı daha çok varoşlardan çıkıp zengin olan permalı Banu Alkan veya Hülya Avşar’ın otomobili olarak bilirdik. Ancak TRT-1’de yayınlanmaya başlayan Mavi Ay (Moonlighting) dizisi bize farklı bir BMW modelini tanıttı. Hem de ne tanıtma! Başrollerinde Bruce Willis ve Cybill Shepherd’ın oynadığı dedektiflik konulu dizinin başka bir kahramanı daha vardı: BMW 635CSi. Bej renkli bu 635 en az Cybill Shepherd kadar aklımızı başımızdan alıyordu.

 

Aslında bu dönemde BMW tarafından tanıtılan her model büyük bir heyecan ve hayranlık yaratmıştır. Öyle ki günümüzde bu döneme ait temiz bir BMW modeli hem ilgi hem de fiyat açısından güncel modelleri gölgede bırakıyor. Ancak bu dönemde üretilen bazı modeller var ki çok daha ender ve deyim yerindeyse “tek boynuzlu at” muamelesini hak ediyor. İşte haberimize konuk olan otomobil de böyle bir “şey”. Kendisi E24 kasa bir Alpina.

Şimdi “liseliler bilmez” diyerek hem E24 hem de Alpina hakkında biraz bilgi vererek başlamak faydalı olur diye düşünüyoruz. E24 kasa kodlu araç, E9’un yerine geçerek 1976 yılında piyasaya 6-Serisi adıyla sunuldu. Otomobil, Mercedes-Benz W108/109 S-Klasse, W114/115 E-Klasse, W113 SL ile BMW M1’in konsepti 1973 Turbo gibi otomotiv klasiklerinin tasarımcısı Paul Bracq’ın kıymetli ellerinden çıkmıştı. Bir Grand Tourismo olarak 1982 yılına kadar E12 5-Serisi platformunda üretilen araç bu yılda kapsamlı bir makyaj geçirdi. Bu makyaj basit bir far-tampon yenilemesinin yanında güncel E28 5-Serisi platformuna geçişe kadar oldukça detaylı bir teknik güncelleme içeriyordu. (Bugün olsa –özellikle VAG- yeni model olarak tanıtır, eminiz..) Bu güncellemeyle birlikte 6 Serisi, 1989 yılına kadar üretim bandında kaldı. Bantlara veda ettikten sonra GT model boşluğunu E31 8-Serisi ile dolduran BMW, 6-Serisini 2003 yılında tekrar E63 kodu ile BMW fanatikleri ile buluşturdu. Üstelik cabrio karoser seçeneği ile! 2011 yılında dönem modasına uyarak 4-kapılı seçeneğinin de bulunduğu F06/F12/F13 kasasına geçen 6-Serisi günümüzde hayatına –maalesef- G32 kodu ile fastback karoseri ile devam ediyor.

Gelelim Alpina’ya. 1965 yılında Burkard Bovensiepen tarafından kurulan firmanın hikayesi oldukça enteresan. Alpina firması aslında bir daktilo üreticisi. Ancak Burkard’ın daktilo üretmeye pek de hevesi yokmuş. Burkard’ın otomobillere olan sevdası, onun firmanın geleceği ile ilgili farklı planları olmasını sağlamış. 1962 yılında BMW 1500’ün çift boğazlı Weber karbüratörü üzerinde çalışmaya başlamış. Sonuç o kadar başarılıymış ki, sadece otomobil dergilerinden övgü almakla kalmayıp o dönem BMW’nin şatış müdürü olan Paul G. Hahnemann’ı da etkilemiş. Öyle ki Hahnemann, Alpina tarafından modifiye edilen 1500’lerin fabrika garantisi kapsamında kalacağını açıklamış. Böylece Alpina, 1965 yılında 8 kişi ile kurulmuş. Logo olarak 2 emme manifoldu ve bir krank şaftı seçilmiş. Çünkü firma başlarda sadece bu motor bileşenleri üzerine yoğunlaşıp güç elde ediyormuş.

1968’den itibaren yarışlara katılan Alpina asıl çıkışını 1970 yılında Avrupa Touring Otomobiller Kupası, Spa 24H, Alman Tırmanma Şampiyonası ve bazı rallileri kazanmasıyla yaptı. Alpina 1988 yılında kapasite sıkıntısı gibi konular yüzünden yarışlardan çekilerek kendini yol otomobillerine verdi. Günümüzde neredeyse tüm BMW modellerine özelleştirme imkânı sunan Alpina, M Performance modellerine ciddi bir rakip konumunda. Çünkü M modelleri saf sportiflik demekken, Alpina modelleri aynı performans değerlerini lüks ve konfor içerisinde özelleştirilebilir şekilde sunuyor.

Artık birazdan detayların vereceğimiz haberin neden bu kadar önemli olduğunu sanırım anlatabilmişizdir. O zaman bu güzelin detayları hakkında bilgi edinelim. Otomobil bir B7 Turbo. 635CSi motoru üzerine geliştirilen model aslında Nisan 1984’ten Haziran 1988’e kadar toplamda 130 adet üretildi. Bu adette üretim size müzayedeye çıkmasına yeter gibi gelmiş olabilir. Ancak dahası da var. Bahse konu model Ekim 1986 ile Haziran 1988 arası üretilmiş katalizörlü versiyon ve sadece 17 adet üretilmiş. Katalizörün etkisiyle normal versiyonlardan 10 beygir daha düşük değerle 320 beygir güç sunmasına rağmen 8 Nm daha fazla bir değerle 520 Nm tork sunuyor. Daha önemlisi bu değeri 600 devir önceden 2400dev/dak’da sürücüsüne vererek hem onu hem de biz Torkseverleri daha mutlu ediyor. Ayrıca bu güzelin yaşına bakarak onu hantal sanmayın. 5.8 saniyelik 0-100 km/s değeri ve 265 km/s’lik son hızı ile bugün bile birçok “hızlı” otomobile plakasını okutacak düzeyde.

Aracın içi ise hayatının bir noktasında yenilenmiş. Autosattlerei Wenger, Exklusiv Interieur isimli firma tarafından gerçekleştirilen ve kabindeki plaketle resmileştirilen bu yenilemede fabrika çıkışı siyah olan iç mekan parlak kırmızı deriler ile değiştirilmiş. Ayrıca dönemin moda koltukları Type Cı Recarolarda unutulmamış. Bunun dışında tam set avadanlık ve sağlık çantası ile dönemin high-end stereo sistemlerinden Sony CDX-J10 CD çalar ve CD değiştirici mevcut.

Araç 11-12 Nisan’da Essen’de gerçekleştirilen RM Sotheby’s müzayedesinde 217 lot numarası ile satışa sunuldu ve 103.500 Avroluk bedelle şanslı yeni sahibine doğru yola çıktı. Müzayede Youngtimers konseptli gerçekleştirildi ve buna benzer birçok ihtiyar delikanlı satışa çıktı. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Carscoops