Geçmişten Günümüze, Günümüzden Geleceğe Arabalar

 

Tam otomatik sürüş donanımına sahip olmayan bir arabayı satın alırsanız, bu bir at satın almak gibidir.

Bir teknoloji düşünün bulunduktan sonra insanların hayatını etkilemeyi başardığı gibi vazgeçilmezlerinden biri haline geldiğini. Bu teknolojinin pahalı olması insanların onu elde etmek için çabalamalarına ise engel olmadı. Aynı zamanda teknolojiyi geliştiren firmalar arasında da kıyasıya bir rekabet ve yarışın da eksik olmadığı sektör doğdu. Bahsi geçen sektör ve teknoloji çeşitli teker sayılarına sahip kara araçlarıdır. Bizler yalnız 4 tekerlekli araçlar üzerine değineceğiz, kara taşıtlarının hepsini anlatmaya başladık mı duramayız.

İlk arabalar yollara çıktığında büyük etki yaratmış ve birçok insan şeytan icadı, çok yavaşlar, korkutucular vb. tepkiler ile karşılaşmıştır. O zamanlar da arabalar atlardan daha yavaş oldukları gibi, araçların yakıt almak zorunda kalmaları atların yerini alamayacakları söylentilerini başlamıştı. Günümüzdekiler gibi konforlu filan değillerdi. Kurma kolu için bir kişiye ihtiyaç duyuluyor, düşük güçteki motorlar sürekli arızalanıyor, çok fazla yakıta ihtiyaç duyuluyor, engebeli yolları aşılamıyor, tamirci bulmak çok zor vb. daha birçok problem otomobil üreticilerinin çözümünü bekliyordu. İlk başlarda yavaş sonraları hızlı bir şekilde tüm problemler çözülebildi ve arabalar insanlar arasında popüler hale gelmeye başladı. İlk araçlarda fosil yakıt tüketimli olmalarının yanında elektrik bataryalı olanları da bulunuyordu. Hatta bir ara elektrikli araç satışları fosil yakıt tüketen araç satışlarını geçecek kadar artmıştı.

İlk elektrikli aracın üretimi 1839 da Aberdeen Scotland tarafından gerçekleşmiştir. Bu araba aslında ray üzerinde hareket edebilen ulaşım taşıtıydı. İlk çıkan araçlarda şarj edilebilir pillerin olmaması gelişimlerini durdurdu. Aradan uzun bir süre geçmeden şarj edilebilir piller bulundu ve elektrikli araçlara bir umut oldu. Şarj edilebilir bataryanın buluşunda Edison’u da anmadan edemeyeceğiz. İçten yanmalı motorlar ile elektrikli araçlar 1900 lü yılların başında ABD da satışlar rakamları kıyaslandığında çetin bir yarış halindeydiler. Elektronik konusunda insanlık ilerlerken, elektrikli araçlara büyük bir darbe geldi. İlk içten yanmalı araçlarda kurma kolu bulunmaktaydı, aracı çalıştırmanız için çevirmeniz gerekiyordu. Marş motorunun icadıyla birlikte bu sorunda ortadan kalktı. İnsanlar zaman içerisinde araçlarıyla uzun menzilli seyahatlere çıkmaya başlamışlardı. Bu konuda elektrikli araçların menzil mesafelerinin kısa kalması ve şarj sürelerinin uzun olması, benzinli araçlar karşısında dezavantajlı konuma düşürdü. Bir de şarj istasyonların azlığı, petrol şirketlerinin ve otomobil üreticilerinin politik oyunları yüzünden elektrikli araçlar eskisi gibi olamayacakları günler başlıyordu. Araç üretim maliyetlerinin içten yanmalılar da iyice düşmeye başlaması, petrol yataklarının artması ve ucuzlaması insanların bu tür araçlara rağbetini arttırdı.

Aradan çok geçmeden yine elektrikli araçlar üretildi fakat popüler olmadılar. Belli başlı amaçlar için firmaların talepleri üzerine üretimleri gerçekleşiyordu. Günümüzden yaklaşık 20 sene öncesinde Toyota markası hybrid araçlarını satışa çıkartarak ve popüler hale gelmeye başlamasıyla elektrikli araçlar dikkatleri üzerlerine çekmeye başladı. Fosil yakıtların pahalı olmaya başlaması, emisyon değerlerinde ki sınırlandırmalar, firmaları yeni arayışlara itti. İlk otomobillerde de kullanılan batarya sistemi tüm firmaların imdadına yetişti. Ancak günümüzdeki kadar popüler olmadı. İçten yanmalı motorlar için şaşalı dönemler daha kapanmamıştı. Çünkü düşük hacimli yüksek güçlü motorların üretilebileceği anlaşıldı. Bu motorlar istenilen emisyon değerlerini de sağlıyor, ayrıca ağır vergilerden de insanları kurtarıyordu. Günümüzde de bu tür motorların üretimleri devam ediyor.

 

 

Bazı insanlar çılgın ya da zeki olduğu söylenir. Bunlardan biri de Elon Musk diyebiliriz. Elindeki tüm parasını, bize göre çok, elektrikli araba işine yatırıyor ve TESLA isimli şirketini kuruyor. İlk çıktığında herkesin deli olarak gördüğü, seneye çıkmaz gibi alay edilen firma şu anda dünyada elektrikli araçların öncüsü konumundadır. Firma birçok bakımdan otomobil sektöründe devrim yarattı. Elektrikli araçların da diğer araçlar gibi uzun yol gidebileceğini, kısa sürelerde şarj edilebileceğini kanıtladı. Ayrıca ürettiği bu araçların diğer araçlardan bir farkı olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda da otonom teknolojisine giriş yaptı. Herkesin ilk başlarda dalga geçtiği firma şu anda birçok firmanın korkusu haline geldi. Kaldı ki otomotiv sektörünü diğer sektörler gibi kısa süre içerisinde yeni bir firmanın sektörde ayakta duracağı bir yer değildi. Yılların deneyimi ve tecrübesine sahip markalar karşısında Tesla çok sağlam bir şekilde kendi yerini sağlamlaştırdı.

Otomotiv sektöründe elektrikli araçlar konuşulmakta ve tüm firmalar tek tek elektrikli araçlarını tanıtmaktalar. Geçmişte motorun kaç silindir olduğu, ne kadar beygire sahip olduğu konuşulur aktarılırken; artık elektrik terimleri, tork değerleri konuşulmaya başlandı. Eskiden insanlar araçların motor hacimlerinin yüksek olmasını isterlerdi. Bu bir gövde gösterisi ya da kendini tatmin etme yöntemiydi. Şimdi ise az yaksın fakat uzun yol alsın tabirleri çıkmaya başladı. Devrin ekonomi devri olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Tabi ki de zengin için her zaman motor gücü, silindir sayısı önemli olmaktadır.

Ekonomi devri demişken, araçlarda kullanılan malzemelerdeki değişmelerden de bahsetmeden geçemeyeceğiz. Eski araçları detaylı incelediğinizde metal, deri, ahşap ve cam parçalarından oluştuğunu fark edeceksiniz. Bu malzemeler insanın gözüne hoş gelirken, maliyetleri yüksek parçaların üretilmesine neden oluyorlardı. Günümüzde ise araçların iskeleti hariç – yakında o da büyük ihtimal nasibini alacak – plastik parçalardan oluşuyor. Petrol ve türevlerinin icadıyla birlikte plastik hayatımıza çok hızlı giriş yaptı. Otomotiv sektörü bu malzemenin şekillendirilebilir yapısını keşfederek birçok parçada plastiği kullanmaya başladı. Plastikler yapılarında farklılaştırılmalar ve ilave katkı maddeleriyle istenilen özelliklerin kazandırılabildiği bir malzeme olmaya başladı. Şu anda otomobiller de büyük oranda plastik ve türevleri kullanılıyor. Bundaki en büyük etken, plastiklerin istenilen özellikte üretilebilmeleri ve hafif olmaları onları üreticilerin vazgeçilmezi yaptı. Elektrikli araçlarda için hafiflik gidilen yolun menzili arttırıyor olması, ileride yeni plastik araç parçalarını göreceğimizi gösteriyor. Bu konuda hem plastik hammadde üreticileri hem de otomotiv firmalarının ar-ge faaliyetleri devam ediyor. Ayrıca plastik hammaddelerinde yardımıyla kompozit malzemelerinde giderek yaygınlaşmaya başladığını atlamamak gerekiyor. Spor otomobil üreticileri şasilerini kompozit malzemelerden üretmeye başladılar. Kompozitler için ilerleyen teknoloji ve bilgi birikiminin artması sonucu üretimlerin hızlanacağı, maliyetlerin düşeceğini öngörebiliriz.

Plastik kullanımı konusunda en büyük problem ise doğada uzun yılları bulan çözünmeleri ve çevrede yaşanılan kirlilik görünmektedir. Birçok ülke kişisel ürünlerde plastik kullanımına sınırlanama getirirken ilerde otomotiv sektörünün de bundan nasibini alabileceği konuşuluyor. Bu kadar ucuz ve hafif bir malzemeden firmaların vazgeçemeyeceği aşikardır. Fosil yakıtlardaki yaptırımlar gibi plastik ürünlerdeki yaptırımlarda yeni gelişmelere neden olabilir.

 

 

 

 

 

 

Otomotiv sektörü zamanla değişim ve gelişim içinde olduğunu her fırsatta söylemekteyiz. Sürekli olarak kendini geliştiren sektör ve firmalar yeni model araçlarda bunu lanse ediyor. İlk otomobillerden uzun bir süre boyunca model çeşitliliği günümüzdeki kadar yoktu. Bilenler bilir Ford T modelinin 20 yıla yakın aynı şekilde satışı gerçekleşti.

İnsanların çeşitliliğe ihtiyaç duyduğunu fark eden çalışanlar yeni modeller ve bu modellere yeni isimler vererek piyasayı canlandırdılar. Günümüzde bir markanın onlarca modeli olduğu gibi, bir modelinde farklı segmentleri olabiliyor. Firmalar insanların ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayabileceği araçlar üretmeye çalışarak piyasadan büyük oranda pay almanın peşindeler. Çok fazla geriye gitmeden baktığımızda dünya genelinde belli başlı sınıf araçlar tercih ediliyordu. Fakat CUV sınıfının ortaya çıkması ve insanlardan talep görmesi, firmalar bu sınıfa içinde yarışmaya başladılar. Şu anda neredeyse bu sınıfa araç üretmeyen firma kalmadığı gibi, her segment için bu sınıftan araç üreteni bile bulunuyor. Onlarca sınıf içerisinde yeni bir sınıfın ortaya çıkması, ilerleyen zaman diliminde yeni sınıflarında çıkabileceğini bizlere gösteriyor.

Eskiden firmalar müşterilerin isteklerini dikkate almazken, kendi bildiklerini yapıyorlardı. O zamanlar gelişmelerin büyük nedeni firmalar arasındaki çekişmelerdir. Günümüzde ise firmalar artık müşterilerin isteklerini, taleplerini dikkate almaya başladılar. Bunun en önemli göstergesi, spor otomobil üreticilerinin SUV tarzı araçlar üretiyor olmalarıdır. Eskiden bir spor otomobil üreticisine gidip araç sipariş veremez, o firmanın çıkarttığı aracı almak zorundaydınız. Şimdi ise kişiselleştirme spor otomobillerden tutunda seri üretimdeki araçlara kadar çok fazla markada bulunuyor. İlerleyen zamanlarda kişiselleştirmenin daha da gelişeceğini düşünmekteyiz. Milyonlarca insan olduğunu düşünürsek bu işin ne kadar zor olacağı herkesin aklına gelmiştir. Fakat günümüz teknolojisi bu isteklerin hepsini karşılayabilecek seviyeye gelecektir. 3D yazıcıların varlığı ve gelişimleri bu kadar çeşitliliğin karşılanabileceğini bizlere işaret ediyor. Birçok otomobil firması 3D yazıcılardan parça üretmeyi deniyor, hatta spor otomobil firmaları üretmekteler. Bu sistemle üretilen parçaların büyüklükleri ve fonksiyonelliği değişmekte olup, girdiği tüm testleri başarıyla geçmektedir. Parçalar istenilen şekilde ve boyutta, olması gereken malzemede üretimi gerçekleştiriliyor, yalnız şu anda bu üretim yöntemi oldukça maliyetlidir. İlerleyen ve gelişen teknoloji sayesinde maliyetler düşecek ve üretimler artacaktır.

Günümüzde fosil yakıtlı araçlardan elektrikli araçlara, insan kontrolünden otonom kontrolüne doğru giden otomotiv sektörü ileride nerelere geleceği merak konusu olmaya devam ediyor. Tesla’nın başlatmış olduğu otonom teknolojisi şu anda emekleme aşamasında denilebilir. İlerleyen zamanlarda tam otonom teknolojisinin araçlarda opsiyonel olacağına kesin gözüyle bakılmaktadır. Bundan önceki sayılarımız da otonom teknolojisini sizlere ayrıntılı bir şekilde aktarmıştık. Birçok firma şu anda otonom teknolojisi konusunda yazılım, işletim sistemleri ve sensör üreten firmalar ile ortaklıklar yapmakta, anlaşmalar imzalamakta. İnsanların kendilerine daha fazla zaman ayırmak istemeleri, şehir trafiğinde araç kullanmak istememeleri otonom araçlara olan talebi arttırıyor. Bir taraftan da devletler bu sisteme destek veriyorlar. Sistem sayesinde insan faktörünün olmaması, trafik kazalarının, trafik yoğunluğun azalmasına ve trafik denetimlerin kolay olmasını sağlanacaktır. Fakat trafik kazalarının olmaması, gelirlerinin bir kısmını yedek parçadan kazana firmaları nasıl etkileyeceği ilerleyen zamanlarda belli olacak. Yavaş yavaş birçok fonksiyonun otonom olmaya başladığı araçlarda, tam otonom ile insanların alışkanlıklarının değişeceği kesin gözüyle bakılmaktadır.

Otonom araçların tasarımları günümüzdeki araçlar gibi olmasına gerek bulunmuyor. Sonuçta şoför koltuğuna ihtiyaç yok. Bu da araçlara yeni tasarımların gelebileceğini, alışılmışın dışında tasarımların da yollarda olabileceğini ipuçları. Bir aile için tasarlanmış araç, ev tadında olabileceği gibi, bekar biri için otel odası gibide olabilir. Şirketten eve giderken ya da geziye çıkarken aracın içerisinde uzanıp, tavanda yer alan lcd ekranında film izleme keyfini düşünün. Aracınızda ki koltukların yatak olabildiğini uzun yolda uyuyabildiğinizi, gece yola çıkmanın uykusuz günlere neden olmadığı bir yolculuk keyfini herkes isteyecektir. Herkesin ehliyet almasına gerek kalmayacak, çocukların da araç içerisin de tek başlarına seyahatlerini gerçekleştirebilecekler. Fakat eskisi gibi gaz fren hissiyatının olmadığı araçlar bazı insanlar için mutsuzluğa itebilir. Bu durumu da trafiğe kapalı alanlarda motor sporlarına ilgi duyanlar için etkinlikler düzenlenerek giderilebilir. İnsanların öncelikleri zamanla değişeceği için otonom araçların giderek artacağı bir geleceğe doğru gidiyor.

Bu araçlar ile birlikte belki de sahiplik ya da satın alma alışkanlığının yerini kiralama sistemi alabilir. İnsanlar araçları sahiplenebilmek için yüklü miktarda paralar harcamak yerine daha az miktarda paralar ile de araçlara sahip olabilecekler. Ayrıca bu araçlar yollarda kendiliğinden olacaklarından, istenilen anda insanlara hizmet edebilecek ve istenildiği kadar kullanılabilecek. Eskisi gibi milyonluk araç satışları gerçekleşmeyecek, sınırlı sayıda üretimler olacak bu da birçok ülkenin ekonomisi için tehdit olurken, ekonomik olarak zayıf ülkelerin ise işine gelecektir. Otomotiv sektöründe araç üretici firmaların karlılıkları düşecek, kiralama şirketlerinin söz sahibi olmaya başladığı bir sektör haline gelecektir. Devletlerin vergi kazançlarında azalmaların olacağını eklemeden geçmeyelim. Bu sisteme, kiralama işine en çok hükümetler karşı çıkabilir.

Tasarım konusunda alışılmışın dışına çıkılabileceğini belirtmiştik. Peki elektrikli araçların, içten yanmalı araçlara göre üretimlerinin daha kolay ve basit olduğu gerçeği de biliniyor. Bir elektrikli araç iki temel yapıya sahip olmak zorundadır. Bunlardan biri batarya diğeri ise elektrik motoru diyebiliriz. Bir arabayı üretmek ve onu geliştirmek her zaman zordur. Fakat içten yanmalı motorlara sahip araçlarda birçok parça birbiriyle uyumlu çalışmak ve hassas toleranslar dahilinde montajlanmak zorundaydı. Elektrikli araçlarda ise aracın hareketi için çok fazla parçaya gerek olmadığı gibi, montajı basit parçalardan oluşuyor. İlk araba üretildikten sonra birçok insan araba üretmeye çalıştığını ve birçok markanın doğduğunu görüyoruz. Fakat üretim maliyetleri, patentler nedeniyle belli başlı firmalar ayakta kaldı ve günümüze kadar geldiler. Elektrikli otomobillerin konuşulmaya başlanması ile birlikte birçok yeni marka ve modelinde tanıtımlarını görüyoruz. Özellikle elektrikli araçların ekipmanlarını çeşitli firmaların üretmesi ve bunların otomobil markaları tarafından patentlenmemiş olması da bu duruma en büyük katkıyı yaptı. İlerleyen zamanlarda ülkelerin ya da kişilerin kendi ürettikleri markaları daha çok göreceğiz.

Belki de internet üzerinden kendimiz bir araç tasarlayıp, üretimini yaptırarak sahip olabileceğiz. Araç iskeletinin üzerine dış ve iç tasarımı kendimiz yapabileceğimiz bir satış ofisinde maliyetini karşılayarak, 3D yazıcıdan parçalar ürettirip evde ya da firmada montajını gerçekleştirebileceğimiz araçlara sahip olacağız. Ya da araç satın almak yerine, iskelet, batarya ve elektrik motorunu satın alarak, ardından kendi 3D yazıcımızda aracımızı yapacağız. Bu düşünceler uçuk gelebilir fakat kişiselleştirmenin gittikçe yaygınlaşmaya başladığı günümüz de araçlarda da önemli olacağını unutmayalım. Belki de firmaların kişiselleştirilmiş satışlarının artacağı, showroomların yerini internet sayfalarından araç satışlarına geçileceğini söyleyebiliriz. Bizler alacağımız aracı firmanın internet sayfasından tasarlayarak siparişimizi vereceğiz ve belli bir süre sonrasında kapımızda aracımız teslim edilecek. Yedek parçaya ya da aracımızı geliştirmek istediğimiz de firmanın sayfasından talep de bulunabileceğiz. İlerleyen zamanlarda belki de firmaların tasarımcılara ihtiyacı kalmayacaktır. Milyonların ortak tasarlayacağı araçları yollarda göreceğiz.

Araçların geleceği denildiğinde eskiden de olduğu gibi her zaman akla ilk gelen uçan arabalar oluyor. İnsanların ilk günlerinden bu yana her zaman uçmak en büyük amacı olmuştur. Uçaklar ile bu amacını gerçekleştiren insanlar bununla da yetinmemekte ve tek başlarına da uçmanın tadını çıkartmayı istemekteler. Bu da arabaların bir gün uçabileceği hayalini insanlara kurdurmaktadır. Fakat günümüze kadar çeşitli denemeler olsa da gerçek anlamda bir otomobilin uçabildiği olmamıştır. Çeşitli modifikasyonlar ile araçlara uçma kabiliyeti kazandırıldı. Bunlardan en güncel olanı, drone ların teknolojisinden yararlanılarak geliştirilen uçan arabalardır. Esas mesele uçan arabaların üretilip üretilememesinden çok havadaki trafiğin nasıl yönetileceği, trafik kuralların nasıl işleyeceği, ülke sınırlarının ihlali vb. karmaşık konuların olması uçan arabaların hayatımıza girmesindeki en büyük engeldir. Bu problemlerin karmaşıklığı bizlerin uçan arabalara bineceğimiz günlerin de daha çok uzak olduğu anlamına geliyor.

İlk arabalar bulunduğunda amaçları X noktasından Y noktasına en kısa ve güvenilir şekilde gitmek içinken şu anda insan ihtiyaçlarını karşılayacak bir araç haline gelmiştir. Eskilerde lüksün, gösterişin sembolü arabalar günümüzde ihtiyaçlar listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Otomotiv sektörünün bilişim sektörüyle yapmış olduğu anlaşmalar ve çalışmalar, sektörde birçok gelişmenin hızlanmasına katkı sağladı. Eskiden mekanik parçaların birbiriyle uyumu sayesinde çalışan parçalar, artık sensörlerin işletim sistemlerinin uyumu sayesinde çalışır oldular. Araçların üzerinde bulunan sayısız sensör, ulaşımda insan kararlarının azaltmaya başladı. Yeni çıkan her araçlarda, led akıllı farlar, geniş gösterge panelleri, internete erişebilen multimedya uygulamaları, fonksiyonel sensörler vb. daha bilmediğimiz birçok teknoloji bulunuyorlar. Bu değişimin daha ne kadar gideceği ve kabul göreceğini ilerleyen yıllarda göreceğiz.

Geçmişten günümüze hızlı bir değişim ve gelişim gösteren sektör, önü alınamaz bir sürecin içerisinde yoluna devam ediyor. Bu süreçte birçok marka doğacak ve birçok marka tarihin sayfalarında kalacaktır. Fakat bu değişimin en büyük destekçileri ya da devamını bizler müşteriler sağlayacağız. Bizler istemediğimiz sistemleri eleyecek, taleplerimizi ise yapılması konusunda ısrar edeceğiz. Eskisi gibi firmaların direttikleri özellikleri geri kaldığını, yeni çıkan araçlarda da görmekteyiz. Son kullanıcıların istekleri dışında hükümetlerinde yaptırımları ile birlikte sektör değişime girdi. İlerleyen zamanda birçok değişim hızlı ve çabuk tükenecek özellikleri içinde barındıracaktır.

Gelişen ve değişin otomobil sektöründe eleştireceğim en önemli konu ruhsuzluk olacaktır. Ben ve benim gibiler eski araçlardaki ruhu her zaman arayacağımız görünüyor. Gönlünüzün arabalarının sizin olacağı geleceğe doğru …