Söke Söke Neuville !

26.01.2020 Pazar akşamı, Monte Carlo rallisi taze bitmiş ve yazısını yazmam için beni bekliyor; bu sırada ben de sağdan soldan Monte Carlo sonrasında son haberlere göz gezdiriyordum. Twitter’ı yukarı çekip bırakmamla birlikte kahramanlarımdan birinin hayatını kaybetmiş olduğunu okudum. İlk refleksim “gerçek haber değildir” demek olsa da 10 dakika sonra tekrar baktığımda haberin doğru olduğunu öğrendim. Açıkçası ne yazı umrumda oldu o dakikadan sonra ne de Monte Carlo Rallisi. Kobe, benim rol modellerimden biriydi. Tek bir hareketini yapabilmek için evimin alt sokağındaki parkta saatlerimi belki de günlerimi harcadım. O benim hala içimde olan bir karakter. Benim gibi, milyonlarca insanın içinde yaşamaya devam edecek. O, hayattayken ölümsüz olmayı başaranlardan ve maalesef o, çok sevgili kızıyla birlikte Türkiye saati ile dün akşam sularında bu dünyaya veda etti.

Kobe…bana yaşattığın herşey için sana minnettarım. Bir şansım daha olsa tekrar senin döneminde basketbolu sevmek, seni izleyerek oyunu öğrenmek, senin sözlerini duvarıma yazmak isterim, hepsinin ötesinde bana yaşattığın her şey için teşekkürler #8 #24…

Böyle bir giriş sonrasında aslında oldukça keyifli geçen Monte Carlo Rallisini sizlere ne kadar heyecanla anlatabilirim emin olmasam da, elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Dostlar, Dünya Ralli Şampiyonası başladı…

Monte Carlo Rallisi’nin karakterini sizlerle birlikte girdiğimiz 2. Sezonumuzda tekrar tekrar anlatmayacağım; kısa özetle kuru ve ıslak asfaltın zaman zaman buzla zaman zaman karla kaplı olabildiği, etap şartlarının 2 saatte bile devasa oranda değişebildiği, dar ve tuzaklı fakat bir o kadar da hızlı bir ralli Monte Carlo Rallisi ve bu sene kesinlikle en zorlarından birine sahne oldu.

Perşembe akşamı ilk etap ( ralli toplam 16 etaptan oluşuyordu ) ile start aldığımızda henüz yeni sezon heyecanım çok tazeydi ve yarıştan ne bekleyeceğimizi pek tahmin edemiyordum. Zaten yeni sezonun ilk etabından da çok fazla bir şey beklememek lazımdı fakat ilk etap Monte için biraz fazla kuru ve sorunsuz değil miydi ? Yoksa küresel ısınma Monte Carlo Rallisi’ni de artık geri dönülemez boyutta vurmuş muydu ? Bu sorularımın cevabını günün daha yüksek rakımlı ikinci etabında buldum. Her şey Monte’de olması gerektiği gibiydi. Asfalt üstünde pilotları avlamayı bekleyen siyah buz parçaları, tamamen buzlanmış bölümler zaman zaman karla kaplı ufak bölgeler. İşte Monte bu ! İlk gün biterken Neuville gaza basıyor, Suninen şanzımanında sorun yaşıyordu. Perşembe gününden asıl akılda kalan ise M Sport’un yaşadığı kuru yaprak sorunuydu. Kuru yaprakların aracın ızgarasına yapışması sonrasında otomobiller tabiri caizse nefes alamadı ve motor hararetleri tehlike noktalara kadar çıktı. Tüm Fiesta WRC’leri mağdur eden bu durum sonrasında M Sport daha ilk günden iki sağlam darbe almış oldu.

Cuma gününe geldiğimizde 3. Etap rallinin en tuzaklı etabı gibi gözüküyordu. Her sene Monte Carlo’nun olmazsa olmazı olan “olaylı viraj” ( her sene Monte Carlo Rallisi’nin bir videosu fazlasıyla buzlanan bir virajda yaşanan hadiselerle ilgili olur ) videosunun çekileceği virajda pek çok isim hata yaptı fakat aralarında en büyük hasarı Gus Greensmith aldı. Spin atan aracını kurtarmaya çalışırken hendeğe sürüklenen Gus; sonrasında ne yaptı ettiyse de aracını hendekten çıkartamadı ve Cumartesi günü Süper Ralli yapmak zorunda kaldı, İlk 60 aracın Pazar günü start alabildiği Monte’de Cumartesi akşamını genel klasmanda  66. Bitirerek sezona pek de istemediği bir giriş yapmış oldu. Favorilerimiz bu etabı hafif hasarlarla atlatmış olsa da Tanak takım arkadaşı Neuville’den 14 saniye çaldı ve aralarında farkı ciddi miktarda kapattı. Sırada 4. Etap vardı ve açıkçası benim beklediğim Tanak’ın nasıl bir süre yapacağıydı. Yapamadı…Tanak zaman yapmak yerine son yılların en büyük kazasına imza atmış oldu. 165 km/s ile hafif bir sol viraja belki fazla hızlı veya belki yanlış açıyla giren Tanak virajı alamayarak yoldan çıktı ve uzun süren taklalar sonrasında çok şükür co pilotu Martin ile birlikte güvenli şekilde iniş sağladı. Tanak’ın büyük kazası sonrasında ralli podyumu için zarlar yeniden atıldı ve görünen o ki ilk büyük zarı atan Elfyn Evans oldu. Muazzam bir performans ile hem Neuville’i hem de Ogier’i geride bırakan Elfyn Cuma gününün son etabına kadar liderliğini sürdürdü. Son etapta ise fazlasıyla tecrübeli yeni takım arkadaşı Ogier, “ben buradayken Monte bana kalsın” dedi ve günü az bir zaman farkıyla Evans’ın önünde bitirdi. Neuville ise 3.sırada ve yarışın içindeydi. Sırada Cumartesi etapları vardı.

Monte’de Cumartesi günü 4 etap ile geçildi. Az gibi gözükebilir fakat Monte’de son etap bitene kadar rahat nefes almak pek mümkün değil. Cumartesi günü başladığında ilk 3 otomobilin arası 5.6 saniyeydi. Cumartesi günü bittiğinde ilk 3 otomobilin arası 6.4 saniyeydi. Bu gerçekten inanılmaz bir seviye. Cumartesinin hikayesini özetlemem gerekirse; Toyoto’lar kaçtı, Neuville kovaladı, Evans Ogier’den liderliği geri aldı. Lakin Evans’ın Monte’de son güne lider girmesi kendisinin yeni otomobiline ne kadar alıştığının göstergesi. İçinde bizim bilmediğimiz belki kendisinin bile bilmediği bambaşka bir potansiyel varsa, bu gizli potansiyelin Toyota Yaris WRC ile açığa çıkacak gibi gözüküyor.

Pazar günü Monte’de son 4 etap…Hyundai için Neuville haricinde kabus gibi bir yarış oluyor. M Sport aradığını bulamamış ve S.O.S. veriyor. Toyota’lar içinse her şey yolunda fakat son 4 etap…

Pazar gününe bir başka taraftan daha dikkat çekmek lazım, lastikler. Bilindiği üzere her pilotun yarış başına kullanabileceği belirli bir lastik adeti bulunuyor ve 2020 Monte Carlo rallisi genel olarak asfalt üzerinde koşuldu. Sadece bir kere çivili lastik kullanıldı. Dolayısıyla kuru zemin lastiklerini yarış sonuna kadar idare edebilmek başlı başına bir mesele haline gelmiş oldu.

Pazar günü başladığında 3.sırada olan Neuville “bu sene o sene” diyerek muazzam bir atak yaptı. Önce ikinciliği, takip eden etapta ise liderliği aldı. Görünen şuydu ki Ogier ve Evans, Neuville karşısında cevapsız durumdaydı. Son etaba gelindiğinde nefesler bu kez powerstage puanları için tutuldu ( son etap öncesinde Neuville-Ogier farkı 11.2 saniyeydi ). Ogier elinden geleni yaptı, Neuville yarış galibiyetini riske atarak sonuna kadar zorladı..9.39.00…Ogier ve Neuville aynı zamanı yaparak etabı bitirdiler. Yarıştan 30 tam puanla ayrılan Neuville, Hyundai’nin Loeb’ün enterasan performansı ve Tanak’ın kazası sonrasında büyük yara alan haftasonunu en olabilecek şekilde toparldı. Toyota 2.ve 3.olarak belki de en başarılı takım oldu ( Kalle Rovenpera 5.sırada finiş gördü ) fakat galibiyeti kaçırmanın hayal kırıklığını hissettiklerine eminim. M Sport ise kabus gibi bir haftasonu geçirirken Esepekka Lappi’nin kendine gelmesi ile altın değerinde bir 4.lük elde etti.

Dünya Şampiyonası İsveç ile devam edecek. Oldukça keyifli ve bir o kadar enteresan geçeceğine inandığım 2020 sezonunda kalemim yettikçe yazılarımla, dilim döndükçe de podcastlerimiz ile sizlere aktarıyor olacağız.