Sayın Tork takipçileri, bugün daha önce yapmadığımız bir şeyi yapma zamanının geldiğine inanarak bu yazıya giriştim. Tek seferlik bir konu olduğu için mümkün olduğu kadar yazısı az, anlatımı bol bir yazı çıkarmaya çalışacağım sizler için. Bugün sizlere “bize göre” en iyi olan motor sporları filmlerini sıralamak istiyorum. Hali hazırda pek fazla film olmadığı için liste ne kadar uzun olacak açıkçası bilmiyorum. Dilerseniz birlikte keşfedelim.

 

”Bu film nasıl bu sırada oluyor” şeklinde bir eleştiri oluşmaması için baştan belirtelim; Bu iyiden kötüye ya da tam tersi şeklinde yapılmış bir sıralama yazısı değil.

 

  • Driven ( 2001 )

Driven, karışık kural setlerine sahip olan motor sporlarını seyirciye olabilecek en basit şekilde anlatmış bir film. Veteran pilot (Sylvester Stallone), yakışıklı pilot (Kip Pardue) ve kötü adam’ın (Til Schweiger) Indycar şampiyonasında ki bir sezonunu anlatan film çoğunlukla gerçeklikten uzak olsa da, kafa yormadan bolca motor sesi sunan keyifli bir yapımdır.

Ben, bazı sahnelerini çok sevmemden dolayı, filmi olması gerekenden çok daha fazla izlesem de, yarın televizyonda tekrar karşıma çıkarsa yüksek ihtimalle bir kez daha kendimi filmi izlerken bulacağıma eminim.

Driven size sinema filmi olarak pek fazla bir şey sunmasa da izlemenin kolaylığı, karakterlerin çeşitliliği, görülmek istenilen klişelerin “bakın buradayız” edasıyla karşımıza çıkmasıyla içimizi kaplayan huzur, bence bu filmi izlenir kılmakta. Özellikle Sylvester abimizin yıllar sonra otomobile bindikten sonra pisti turlarken attığı 3 bozuk parayı, arka lastiği ile toplama sahnesi vardır ki, gerçekten çok iyidir.

 

  • Senna ( 2010 )

Bu filmi anlatabilmem için size Senna’yı anlatmam gerekir. O konuda bana düşmez. Tork bey’lerden Formula 1 konusunda benden epey fazla bilgiye sahip olan Abdullah Öztürk isterse bir gün anlatır. Yine de Senna’nın ne işle meşgul olduğunu bilmeyenler bile adını illa ki bir yerlerde duymuştur.

Senna, yaşadığı coğrafyadan ve yaptığı spordan daha büyük bir insandı. Onu ölümsüz yapan, adına belgeseller çekilmesini sağlayan, Dünya üzerinde pek çok insanın onu idol almasına vesile olan başarıları değildi, yaşadıklarıydı. Senna (2010) tam da bu noktayla, Senna’nın yaşadıklarıyla bizi buluşturmak için çekilmiş muhteşem bir belgesel.

 

  • Cars ( 2006 )

Cars bildiğiniz üzere bir animasyon filmi. Yapımda ise, yeni nesil bir yarış otomobili olan Lightning McQueen’in NASCAR serisinde şampiyon olabilmek için başından geçenleri anlatılmakta ve film her yaş kategorisine uygun olacak şekilde kurgulanmış. Ufak aşk hikayelerinden yoğun yarış sahnelerine uzanan bir anlatımla tüm film sizi kırmızı bir otomobille bütünleştiriyor.

 

  • Le Mans ( 1971 )

Otomobiller geliştikçe otomobil sporları da gelişti. Otomobil sporları limitleri zorladıkça otomobiller de hızlandı. Hız arttıkça otomobiller evrildi. Bu çark yıllardır muntazam şekilde ivmelenerek dönmekte. Peki bu çarkı kim inşa etti? Cevap: İlk yarışçılar. Yani unutulan kahramanlar. Bu spora kan, ter ve gözyaşından fazlasını verenler. Le Mans belgeseli, çarkın dönmeye henüz başladığı yıllarda otomobil sporlarının zirvelerinden biri olan dayanıklılık yarışlarını en özel yerinde anlatıyor.

Le Mans bi çılgınlık ve 1970’lerde muhtemelen delilikti. 24 saat boyunca süren bir yarış. Bugün hala düzenlenen bu yarışta, drama hiçbir zaman eksik olmaz. Le Mans’la tanışmadıysanız tanışmak, eğer güncel yarışları takip ediyorsanız geçmişini öğrenmek için bu film oldukça güzel bir fırsat.

 

  • Days Of Thunder ( 1990 )

Days of Thunder, Amerikalıların global anlamda otomobil sporlarında kendini kabul ettirme zamanına denk gelmektedir desek yanlış olmaz. Oval bir pistte dönmenin (ki ben Tork beylerin aksine NASCAR’ı severim) yaratabileceği tüm kombinasyonlar filme bir şekilde eklenmiştir. Pistte kazalar, pit yolunda kazalar, düşman pilotlar yani kısaca bir yarış filminden beklediğiniz tüm klişeler bu filmde mevcut. Fakat bu filmin çok önemli bir tarafı daha vardır ki bu da filmde yer alan tüm klişelerin Tom Cruise ve Nicole Kidman tarafından canlandırılmasıdır.

Şahsen benim fikrim, izlenecek hiçbir şey bulunamıyorsa ve canınız Tom Cruise ile Nicole Kidman’ın gençliğini seyretmek isterse, Days of Thunder’ın, tahmin ettiğinizden daha tatmin edici bir tercih olacağıdır.

 

  • Rush ( 2013 )

Rush, Formula 1 tarihinin en keyifli fakat bir o kadar da tehlikeli dönemine ışık tutuyor. Genel olarak iki Formula 1 efsanesinin çevresinde şekillenen hikayede, kahramanlarımız James Hunt ve Niki Lauda’dır. Bu iki ismi hiç duymadıysanız filmi izleyin. Bu iki ismi duyduysanız fakat filmi izlemediyseniz, filmi izleyin. Filmi hiç duymadıysanız, filmi izleyin. Filmleri seviyor fakat motor sporlarını sevmiyorsanız filmi izleyin. Film izlemeyi sevmiyorsanız, yine sevmeyebilirsiniz fakat filmi izleyin.

Sonuç olarak bu filmi kesinlikle izleyin.

 

  • Williams ( 2017 )

Williams ailesi Formula 1 Dünya’sının, dolayısıyla da otomobil sporları Dünya’sının önemli ailelerindendir. Her aile gibi onlarında düşüşleri ve çıkışları olmuştur. Bir aile nasıl Dünya’nın en pahalı ve prestijli motor sporları organizasyonu olan Formula 1’e girer. Girdikten sonra nasıl organizasyonun içinde kalıcı hale gelir ve nasıl “kazanır”.

Williams’ı izlemek için doğru zaman mı açıkçası emin olamıyorum. Filmi izledikten sonra Williams takımına oluşacak sempatiniz, sizi 2019 sezonundaki her yarış sonucu sonrasında oldukça üzecektir. En azından şahsen bana bu acıyı yaşatıyor. Toparlayacak olursak; Williams güncel dönem motorsporları belgeselleri içerisinde sanırım benim izlediğim en iyisi olarak öne çıkmaktadır.

 

  • Group B ( 2015 )

Kısa film kategorisinde olan yapım. Dünya Ralli Şampiyonası’nda group b’ler ile yarışılan dönemde yaşanan kısa bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Açıkçası ralli filmlerini pek göremiyoruz, hatta neredeyse yok denecek kadar az sayıdalar. Bu sebeple eğer ralliyi seviyorsanız Group B’ye bir şans verebilirsiniz.

30 dakikalık bir yapım olması sebebiyle aksiyon filmiyle sanat filmi olmak arasında sıkışmış bölümleri olsa da, MG Metro’nun muazzam sesiyle birlikte 30 dakikalık bir yolculuğa çıkmak oldukça keyifli. Ben bu film için mısır patlatıp kanepenize kurulun diyemem fakat uyku tutmadığında açıp seyredin diyebilirim. Son olarak filmin başrolünde, Game Of Thrones’un bir zamanlar genç kurdu olan Robb Stark’ı canlandıran Richard Madden bulunmakta.

 

  • The Evolution Of Rallying: 50 Years Sideways

”Fan made” dedikleri ve bizim en basit türkçeleştirmeyle “sevenlerin emeği” diyebileceğimiz bir belgesel. Ralli sporunun 50 yıllık tarihini inceleyerek, en baştan bugüne kadar sporun nasıl evrildiğini gösteren oldukça keyifli bir yapım.

Benim tavsiyem, spora ilgisi olan herkesin bu belgesele bir şans vermesi gerektiği. Belgeselin ingilizce olduğunu belirtmek gerek. Diğer taraftan, ralli sporuna ilgisi olmayanlar için belgesel hala öğretici olmaya devam etse de biraz yavaş kalabilir ve bazı bölümleri sizin için sıkıcılaşabilir.

 

  • Rally : The Great Adventure

YouTube’un hayatımıza girdiği ilk gündne beri birileri motor sporları içeriği üretmekteı. Bunlar arasında o zaman 15 yaşında olan Finli bir çocuk oldukça öne çıkmıştı; Antti Kalhola. Yaptığı kurgular sayesinde paylaştığı videoları tekrar tekrar izletmeyi başardı. Fakat artık onu 3-5 dakikalık videolar yapmak tatmin etmez olmuştu. O da uzun metraj diyebileceğim (90 dakika) bir video ile hiçbir kelime veya oyuncu kullanmadan, bir ralli yarışının yol notu antremanından finiş podyumuna kadar olan tüm sürecini muhteşem görüntüler eşliğinde izleyenlere sundu.

 

BONUS : Netflix / Drive to Survive

Şu anda otomobil sporlarıyla ilgilenip bu yapımı duymamış olmanız imkansız fakat yinede ufak bir tanıtım yapalım. Drive to Survive bir dizi ve toplam 10 bölümden oluşuyor. Formula 1 2018 sezonunu işleyen dizi, yarışların kamera arkasında yaşanan tüm dramayı tam da Formula 1’in “Amerikalı sahiplerine” uygun olacak şekilde gün yüzüne çıkartıyor.

Her bölüm sürükleyici ve bir bölüm bitince bir bölüm daha isteği yaratıyor. Açıkçası ben sezon finaliyle birlikte 1. sezonun bittiğine oldukça üzüldüm. Yeni sezonu da sabırsızlıkla bekliyorum. Eğer henüz izlemediyseniz, kesinlikle izleyin.

FINISH