Urban EV Adını Değiştirerek Canlandı! İşte Honda ”E Prototype”

Sevgili Honda; Seni selamlıyoruz. Beklentinin ağırlığına rağmen son birkaç yılın en havalı konsept otomobilini (2017 Urban EV) ürettin. Bu geçmişin gelecekle harika sentezini biz araba tutkunlarına doğa dostu teknolojilerle sundun ve kaliteni tekrar ispatladın. Başka bir deyişle; Evet bir tane istiyoruz!

Öncelikle ortaya çıkan ve ”Urban EV” adıyla sunulan konsept araca bir bakalım.

İlk iş olarak, çok uçuk olan ”Honda Urban EV” isminden Honda E Prototype ismine geçildi. Honda bu “prototip” in yüzde 98’inin bittiğini ve yıl sonuna kadar bir tane alabileceğinizi belirtiyor. Fiyat hakkında bir bilgi henüz yok. Ancak görüne o ki bu düşük maliyetli bir araç olmayacak, Apple’ın düşük maliyetli telefonlar yapmamasına benzer olarak, yurt dışında bu güzel elektrikli ufaklığa $45 bin dolar ile $55 bin dolar arasında bir ücret talep edilmesi bekleniyor.

 

”E Protoype” amaca yönelik yeni bir arkadan çekişli EV platformu üzerine oturtuldu. Akü boyutunda veya motor çıkışında henüz bir detay yok. Fakast WLTP sertifikalı ürünün tam dolu şarjla menzili 200 kilometre civarında olacak. Aslında fena sayılmaz. Hele ki şehir içinde kullanacaksanız. Ancak 482 km’nin üzerinde menzili bulunan Hyundai Kona ve Kia e-Niro’un olduğu bir dünyada kullanıyorsanız, bu beklenti seviyesinde birinci seçim olmayacaktır.

Bunu telafi etmek için Honda yönünü sportifliğe çevirmiş. Bu nedenle, bir Honda Jazz’dan 10 cm daha kısa olmasına rağmen zarif bir şekilde şişkin ve daha geniş. Honda bu ufaklığın yolu tutmasını ve kavramasını istediği için araçta sportif süspansiyonlar kullanmış. Markanın aracın hızlı şarj performansının oldukça iyi olduğunu ve bu sebeple kullanıcıların sportif sürüşten uzak durmamaları gerektiğini belirtiyor.

Peki konseptten farklı olarak neler değişti? Farklı derecelerde olmak üzere tabiri caizse her şey. Basitçe Honda önce bu ufaklığı tasarladı, sonra üretti ve büyük patronlara bu tarz bir aracın tüketicinin iştahını kabartabileceğini gösterdi. Görünen o ki bu yöntem oldukça ise yaradı.

Önü eğimli aracın kaputunun sonunda öne bakan bir kameranın yanında artık daha fazla insan yüzü gibi görünen tamamı yuvarlak farlar var. Işıklandırılmış Honda logosu tabii ki oldukça iyi görünüyor. Anahtarlığınızdaki bir düğmeye tıkladığınızda, kaputun ortasındaki şarj portu fişe takıldığında açılıyor ve mavi renkte yanıyor.

 

Ve sürpriz olmayan bir karar; konseptin 20 inç, ofsetsiz, beyaz, çok parçalı jantları kullanılmıyor. Bunun yerine ise standart olarak gelen 16 inç ya da opsiyonel 17 inç jantlar tercih edilmiş durumda. Yan aynalar ise daha aerodinamik kameralarla değiştirildi. Bu sayede ön panelin dış kenarlarına bir iki ekran daha eklenmiş oldu. Ayrıca aerodinamik nedenlerden dolayı ve otomobilin minimalist görünümünü korumak için, ön kapı kolları bastırılarak açılan (Lamborghini tarzı) kapı kolları ile değiştirildi ve arka kapı kolları (evet, beş kapı) hemen C sütununun önüne gizlendi.

Konseptin etrafındaki sincap arka lambaları dairesel LED’lere yerini bıraktı ve tavan spoyleri eklendi. Bu prototip üzerindeki mat boya, çok narin ve çizilmeye açık. Beyaz eldivenli kibar bir adam, Cenevre otomobil fuarında bir stüdyoya girdiğimizde bizim için kapıyı açıp kapatmak zorunda kaldı. Tamamlanmış araçta teklif dahi edilmeyeceğini söylemek yanlış olmaz.

Gelelim iç mekana. İç mekan bize ilk görüşte orta bütçeli bir salon gibi geldi. Honda’nın da, aracın içine yerleştirdiği ekranla bizde böylesine bir izlenim oluşturmaya çalıştığını düşünüyoruz. Düz koltuklar geri dönüştürülmüş polyesterden yapıldı. Ön paneldeki ve orta konsoldaki ahşap hiç de ahşap değil, 4 mm’lik bir film. Ancak tüm bu bilgiler eşliğinde yine de baskın olan tabii ki ekranlar.

İçerideki ekranlara geçersek; gösterge paneli ekranları, dikiz aynası için ekran, yan aynalar için olan ekranlar ve son olarak ortada iki adet büyük, birbirine bağlı 12 inç dokunmatik ekran. Buradaki fikir, yolcunun iki ekranı da büyük bir haritaya veya gerçekten de bir televizyona dönüştürebilmesi.

Fakat galiba bazı problemler de var. Arka koltuklarda sunulan alan kısıtlı ve yolcular için yetersiz. Ayrıca kaputun altında düzgün bir saklama alanı sunulmuyor. Bunları sınırlı ürün yelpazesine ve premium fiyat etiketine eklediğinizde araç kesinlikle sorunsuz ve mükemmel değil. Ancak bize, bir elektrikli otomobil hedefi olarak Honda’yı ileriye götürmek için oldukça büyük bir adım gibi geliyor.

Peki siz bu araç hakkında ne düşünüyorsunuz? İstenilen rakama değer mi ve kendiniz için bir tane ister miydiniz?