2019 Dünya Ralli Şampiyonası’nın 8. ayağına hoş geldiniz. Önümüzdeki 4 gün boyunca İtalya’nın Sardunya adasında olacağız. Yola çıkmadan uyarmam lazım, oldukça sıcak ve bir o kadar tozlu bir 4 gün bizi bekliyor. Lastik seçimleri kritik olacak, etaba başlama pozisyonu kritik olacak ve “şans” oldukça kritik olacak. Bayanlar ve baylar, 2019 Sardunya Rallisi başlıyor.

Sardunya Rallisi, İtalya topraklarında yer alan Sardunya adasında organize edilmektedir. Klasikleşen ve efsaneleşen asfalt zeminli San Remo Rallisi’nin takvimden çıkması sonrasında 2004 yılından beri organize edilen Sardunya Rallisi kendi geleneklerini çabuk üretti. En bilinen geleneği ise yarışı kazanan takımın kazanan pilotuyla birlikte Akdeniz’in serinleten sularına tulumlarıyla birlikte atlaması oldu. Bu sene de her sene olduğu gibi denize atlamak isteyen bir çok pilot etaplarda kendini göstermek için hazırdı.

Yarış öncesi her zaman olduğu gibi rallinin genel özelliklerini konuşalım. Oldukça yumuşak toprak, fazlasıyla dar yollar ve yüksek sürat. Çok genel manada Sardunya Rallisini bu şekilde özetleyebilirim. Kısmi sert zeminli bölümlerde pilotlar otomobillerini kırmamak için oldukça dikkatli olmak zorunda. Etap üzerinde bulunan taş ve kayalar ise her pilotun sakınması gereken tehlikeler. Ön sırada start alacakların zor bir haftasonu geçirmesi olası. Keza etaplarda fazlasıyla yapılması gereken temizlik işi var.

Ekipler ralliye Perşembe günü koşulan seyirci etabı ile başladı. Temiz fakat pek te uzun olmayan bir uyku molası sonrasında ekipler için sırada Cuma günü koşulacak olan 8 etap bulunuyordu. Etaba ilk saldıran Sebastien Ogier olacaktı fakat hali hazırda ilk sırada start almayı sevmeyen Ogier’in psikolojisine ek olarak onu tatmin etmeyecek kadar kötü etap sonuçları da eklenince; 5. etapta Ogier kontrolünü yitirdi ve Shakedown’da (deneme etabı) 3 kere geçtiği etaptaki “insan eliyle konulmuş” kayayı kesti. Bu hata sonrasında sol amortisörünü kırarak yarışa veda eden Ogier, tam bir amatör hatası yapıyordu. Kendisinin ilk demeci “böyle şeyler olabiliyor, önümüzdeki yarışa odaklandım” olsa da, otomobili tamir oluyor ve süper ralli kuralları içinde yarışa devam edebiliyordu. Ogier’in yarış dışı kalması ile ilk sıradan start almaya başlayan Tanak için Cuma günü minimum zarar ile atlatılması gereken gün haline geldi. Takım arkadaşları Meeke ve Latvala ise üst sıralara ulaşmak için Cuma gününden risk almaya başlamışlardı. Fakat Latvala 6. Etapta sol U bir virajı biraz fazla kesti ve sonucunda araç havalanarak yan yattı. Kaza, seyircilerin olduğu bir alanda olsaydı belki sadece 30 saniye kaybedecek olan Latvala’nın şansı yanında değildi ve neredeyse kimsenin olmadığı ormanlık bölümde yapılan kaza sonrası Latvala 8.30 dakika kaybederek yarışı uzaktan seyreder pozisyona düştü.

Cuma gününün başarılı isimleri ise etap startı sırasında oldukça avantajlı konumda olan isimler oluyordu. Sordo, Evans ve Suninen ilk günü oldukça güçlü geçmişlerdi. Suninen kazandığı 3 etapla göz önüne çıkarken, Sordo günü lider kapatıyordu.

Cumartesi günü son iki yarıştır Tanak’ın günü oluyordu. Toprak zeminli rallilerin ilk günlerinde start pozisyonundan dolayı dezavantaj yaşayan Tanak, Cumartesi gününün gelmesi ile birlikte büyük atağını yapıyor ve Pazar gününde aldığı liderliği koruyarak yarış kazanıyordu. Sardunya Rallisi’ninde bu konuda geride bıraktığımız Portekiz ve Şili rallilerinden bir farkı olmadı. Cumartesi günü Sardunya Rallisi’nin 6 etaptan oluşan ve en uzun etap kilometresine sahip günüydü. Tanak Cumartesi günü yaptığı mega bir atakla 3 etap sonunda liderliği Sordo’dan aldı. Sonrasında da kendisine 17.7 saniyelik konforlu bir zaman farkı açtı. Hala çok güvenli pozisyonda değildi fakat herşey yolunda giderse Tanak için bir galibiyet daha yoldaydı. Cumartesi günü biterken 1. sıra Tanak’ın, 2. sıra Sordo’nun, ve 3. sıra Suninen’indi. 4. ve 5. sıradaki Evans ve Mikkelsen hem birbirlerine karşı sıra savaşı içindeydiler hem de olası bir podyum için ön tarafı yakalamaya çalışıyorlardı.

Pazar günü ekipler uyandıklarında rallinin finişi öncesinde geçmeleri gereken 4 etap ve klasikleşmiş şekilde son etap olarak koşulacak powerstage ile karşı karşıyaydılar. 3 etap geride kaldığında pek fazla bir şey değişmemişti. 4. ve 5. sıradaki Evans ve Mikkelsen’in her etap birbirlerine bıraktıkları 4. lük pozisyonu haricinde ralli durağandı. “Powerstage” zaten bu tarz durağan finale giden rallileri canlandırmak için uygulanmaya başlanmıştı. Powerstage ile birlikte Ogier’de kendine geldi ve oldukça tempolu geçtiği powerstage sonrasında 5 puan için umutlandı. Şimdi sırada Ogier sonrasında start olacak olan pilotlar vardı. Sırasıyla start aldılar fakat Ogier’in zamanını geçemiyorlardı. Ogier yine gitti denilen yarıştan tavşan çıkartabilecek miydi ? Cevap beklenmedik kişiden geldi; Andreas Mikkelsen. Arjantin’de yükselen formunu önce kaybetti fakat İtalya’da tekrar bularak “ben hala hızlıyım” mesajını powerstage’de en iyi zamanı yaparak gösterdi. Mikkelsen’den sonra start alan Ford’lar sıralarına razıydı ve powerstage puanları için çok gaza basmadılar. 2. sırada olan Sordo da sırasından oldukça mutlu olacak ki, o da zorlamadı. Sıra Tanak’ın etabı başlayıp bitirmesine kalmıştı. Geride kalan 300+ km’nin “her şey” için ya da “hiçbir şey” için olup olmayacağı 7 km’lik powerstage etabının sonucunda belli olacaktı. Tanak İtalya Rallisi içinde 19. Kez etap startı aldı.

Tanak etaba başlarken Sordo etabı henüz bitiriyordu. Klasik olarak “evet hızlıydık, 2. Sıra kötü değil” gibi bir röportaj vermesini beklerken, Sordo sorulan soruları 15 saniye kadar cevapsız bıraktı. Sonrasında “Tanak durdu mu ?” diye WRC muhabirine sordu. WRC muhabiri “Tanak durmuş mu ?” dedi. Sordo “takımdan mesaj geldi, Tanak durmuş” diyerek cevapladı. Tanak gerçektende durmuştu. Tanak, mental açıdan bir ”superman” olsa da otomobili metalden, karbon fiberden, plastik borulardan ve hidrolik yağlardan oluşuyordu. Direksiyon sisteminde yaşanan sorun sonrasında Tanak hidrolik direksiyon sistemini kaybetti. Kaybederken de bir spin attı, sorunun ne olduğunu anladıktan sonra sanırım bir isyan etmek istedi fakat otomobilini mümkün olan en kısa sürede finişe getirmesi gerektiğini bilerek tekrar yola koyuldu. Tanak 2 buçuk dakika kaybetti. Bu kayıp ona yarışın da kaybedildiğini ilan ediyordu. Belki de kariyerinin en kolay galibiyetlerinden birisi olabilecek ralliyi, en basit mekanik hatalardan birisine karşılık kaybediyordu. Ne açıdan bakarsak bakalım, Tanak’a çok yazık oldu.

Sordo ve Hyundai tarafında ise kutlamalar başladı. Nasıl başlamasın ki? 3 otomobille finiş gördüler ve takımlar şampiyonasında ciddi anlamda avantaj elde ettiler. Son etap Mikkelsen’in Evans’ı geçmesi sonrasında 1. ve 3. sıralarla podyumu yakaladılar. Sardunya Rallisi için Hyundai’nin takım halinde bu seneki en başarılı rallisi yorumu yapmak pek de yanlış olmayacaktır.

Kaybeden tarafta ise tam bir yıkım oluştu. Toyota takım patronu Makinen, neye üzüleceğini şaşırdı. Kaçan galibiyet ve oldukça düşük miktarda kazanılan takım puanları Makinen’in üzüntüsünün başında geliyordu.

2019 Dünya Ralli Şampiyonası 1.5 aylık yaz tatili sürecine giriyor. 1.5 ay sonra Ağustos’ta Finlandiya Rallisi ile etaplara dönüyoruz. Sonrasında Almanya’nın hızlı ve tuzaklı asfalt parkularına gideceğiz ve sonrasında nihayet 1 yıldır beklenen Ralli Türkiye (Rally Turkey) 12-15 Eylül’de Marmaris’te düzenlenecek.