ZF’den Yanlarım Ağrıyor Diyenlerin Derdine Derman

Alman otomotiv parça tedarikçisi ve bizim daha çok şanzımanlarıyla bildiğimiz ZF, otomobillerin dışında patlayarak görev yapacak yan hava yastıkları geliştirdiğini açıkladı.

Firma hava yastığı teknolojileri konusunda neredeyse 10 yılı aşkın bir süre çalışma yaptıktan sonra, Kasım 2018’de Mannheim Almanya’da gerçekleştirilen Airbag 2018 Sempozyumu’nda (sempozyuma bak hele!!) çalışmalarının meyvelerini tanıttı. Bu çalışmalar sadece günümüz otomobillerini geliştirmek üzere değil, aynı zamanda otomotiv sektörünün üzerinde harıl harıl çalıştığı otonom araçları da kapsıyor (Ağzımızı bozmayalım lütfen Tork Bey). Zira bu otomobillerde oturma düzeni de değişecek ve tasarlanan hava yastıkları bu yeni düzenlemelere cevap verecek nitelikte.

Aracın yan tarafına ve şasi kısmına yerleştirilen hava yastıkları içerideki konvansiyonel örnekleri gibi çok hızlı bir şekilde şişerek kullanıma hazır hale geliyor. Otomobilin dış kısmını gözlemleyen sensörler sayesinde kazayı algılayıp aktive olan sistem, yastıkları 100 milisaniyenin altında bir sürede şişiriyor. ZF, yürütülen testler sonucunda tasarlanan dış hava yastıklarının, kazanın kabin içerisine etkisini %30 azalttığını belirlemiş. Aynı şekilde yaralanma seviyesinin de %20 ila %30 arasında azalttığını tespit etmiş.

ZF’nin geliştirdiği hava yastıkları yanında birçok donanımla beraber geliyor. Hava yastığı ile koordineli çalışacak şekilde birçok radar sensör, kamera ve LIDAR (Light Detection and Ranging; veya Laser Imaging Detection and Ranging, lazer darbeleri kullanılarak bir nesne veya bir yüzeyin uzaklığını anlamaya yarayan teknoloji) sensörleri geliştirilmiş durumda. Özellikle LIDAR’lar mesafe ölçümlerinde oldukça hızlı tepki veren sistemler olduğu için sistem için de önemli bileşenler.

ZF bu sistemi otomobil üreticilerine satmakta oldukça hevesli. Bunun için maliyetler sebebiyle sistem için geliştirilen sensörleri hali hazırda kullanılan şerit takip/değiştirme uyarısı gibi sistemlerle beraber çalışacak özelliklerde tasarlamış. Böylece bu sistemleri entegre ederek ayrı maliyetler oluşmasını da engellemiş. ZF Güvenli Taşıma Sistemleri Direktörü Uwe Class, iki sene içerisinde bu sisteme sahip araçları görebileceğimizi belirtmiş.